- Dental İmplant
- Ortodonti
- Estetik Diş Hekimliği
- Diş Beyazlatma
- Kuron Köprü Protez
- Total Parsiyel Protez
- Dişeti hastalıkları
- Kanal tedavisi (Endodonti)
- Dolgu (Konservatif Tedavi)
- Çocuk Diş Sağlığı
- Dişhekimi Korkusu
- Süt ve Sürekli dişler
- Ağız ve Diş Sağlığı
- Ağız Hastalıkları
- Çene Hastalıkları
- Çene Cerrahisi
- Acil Durumlar
- Gebelik ve Diş Sağlığı
Diş sağlığı için protein (et, süt, yumurta, balık, kuru baklagiller, badem, ceviz) Avitamini (kayısı, kuşkonmaz, maydanoz, spanak, havuç, kereviz, marul, portakal, erik, domates), C vitamini (siyah üzüm, narenciye, çilek, kavun, karpuz, yeşil biber, maydanoz, brokoli, havuç, soğan, bezelye), D vitamini (balık yağı, balık, yumurta, tereyağı, karaciğer, et, sebzeler) ve kalsiyum (süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, brokoli, kurubaklagiller, kurutulmuş meyveler, susam, fındık, pekmez) dan zengin gıdaların yeterince alınması gerekir. Bu dönemde bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılması gerekir. Tetrasiklin grubu antibiyotik alımı çocuğun dişlerinde renklenmelere neden olacağı için hamilelik esnasında kullanılmamalıdır.Son yapılan çalışmalarda, hamilelik esnasında kullanılan sistemik fluoridin bebeğin dişlerinde olumlu herhangi bir etki meydana getirmediği gösterilmiştir. Bu nedenle hamileliğiniz boyunca fluorid tabletleri kullanmanıza gerek yok.
Hamilelik esnasında artan hormonların etkisiyle dişeti iltihabı (gingivitis) daha sık görülür. Ciddi dişeti hastalıklarına sahip annelerin düşük kilolu bebek sahibi oldukları ve erken doğum yaptıkları saptanmıştır. Bu nedenle dişlerinizi fırçalamayı ve diş ipi kullamayı sakın ihmal etmeyin.
"Her çocuk için bir diş kaybı!" inancı tamamen batıl inançtır. Diş hekiminizi periyodik olarak ziyaret etmeniz sizi oluşabilecek problemlere karşı korumakla kalmayıp, aynı zamanda başlamış olanların da erken teşhisine ve konservatif tedavisine olanak sağlayacaktır.
Bilimsel bir çalışma sonucu araştırmacılar, bebeklerin ilk olarak 19-31. aylar arasında çürük mikrobu ile enfekte olduklarını saptamış ve bu zaman aralığını da ˝enfeksiyon penceresi˝ olarak adlandırmışlardır. Kaşık, emzik ve diş fırçası gibi malzemelerin ortak kullanımı ve bebeğin ağızdan öpülmesi ile bebeğin bakımını üstlenen kişi ile -ki bu kişi çoğunlukla annedir- bebek arasında çürük mikrobu transferi gerçekleşir.
Yapılan yeni bir çalışmada, anneler doğumdan 3 ay sonra başlayıp çocukları 2 yaşına gelene dek günde 2-3 kez ksilitollü sakız çiğnerlerse, çocuklar 5 yaşına geldiğinde çürük oluşumunun %70�e varan düzeyde azalma gösterdiği ortaya konmuştur.
Bebek mamaların kariyojenik yani çürük yapıcı özellikte olduklarını bilin. Özellikle soyalı olanları daha kuvvetli kariyojenik özelliğe sahiptir. Çünkü içeriklerinde laktoz (bir çeşit şeker) yerine glikoz şurubu içerirler. O nedenle medikal olarak gerekmedikçe soyalı bebek mamalarını kullanmayın.
Çocuklarınız bir yaşına geldiğinde onlara katkısız veya organik süt içirin. Şekerle tatlandırılmamış sade içilen sütün dişlerin çürümesinde etkili olmadığı saptanmıştır. Büyüme sütü gibi içinde şeker bulunan sütlerden uzak durun.
Bebeğinizin süt dişleri çıktığında emzirmeye devam ediyorsanız mutlaka her emzirmeden sonra dişlerini bebek fırçası ile veya steril gazlı bezle temizleyin.
Bebeğinizi 12-14 aylık olduğunda biberondan ayırın. Onun yerine bebeğiniz için beslenme bardakları veya tutabileceği küçük bardaklar alın.
Bebeğinizi hiç bir zaman mama veya meyve suyu ihtiva eden biberonla uyutmayın. Erken çocukluk çağı çürükleri veya diğer adı ile biberon çürükleri bu koşullar altında oluşmaya başlar.
Bebeğinizin süt dişleri 6-12 aylık olduğunda sürmeye başlar ve 2.5-3 yaşına geldiğinde tamamlanır. Bu yaşlarda 20 tane süt dişine sahip olur. Bebeğinizin ilk dişi çıkar çıkmaz pedodontist ile yapacağınız buluşma, bebeğinizin hayatı boyunca sağlıklı dişlere sahip olabilmesi için atacağınız çok önemli bir adımdır.
Süt dişleri çocuğunuzun gelişim ve büyümesinde çok önemli rol oynar. Süt dişleri, daimi dişler sürene kadar yer tutucu görevi yaparak daimi dişlerin sağlıklı ve düzgün bir şekilde sürmelerine kılavuzluk yaparlar. Konuşmanın anlaşılır ve net olmasını sağlarlar. Ön grup süt dişlerinin erken kaybında çocuklar özellikle f, v, s, z, t harflerini doğru telaffuz edemezler. Sağlıklı dişlere sahip çocukların öz güvenleri daha fazla olur.
Kaynak
Dişhekimine sor
Randevu al
Yazdır
Okunma Sayısı: 726 Son Güncelleme: 23.02.2012
